Birçok "insan," birçok şeyin sahibi oldu/oluyor. Ama karakter sahibi olmadı/olamaz. Hatta "önemli" olmayı becerdi, ama "değerli" olmayı başaramadı.

Zira bulunduğu konumun ağırlığını taşıyamayıp, basitliğin, samimiyetsizliğin ve seviyesizliğin dibini ve bütün tonlarını her davranışında ve her konuşmasında adeta bir marifetmiş gibi sergileyen çok 'önemli' ama 'değersiz' zevatlar var.

Özgül ağırlık mahrumu bu zevatlar, 'takla' atmada çok mahirler...

Hep 'baş' olma derdinde/peşindeler...

Hatta bir çoğu, bu 'soğan başı' olsa dahi 'o, ben olmalıyım' taklasında, hilesinde, düşüncesinde!

Vaziyet böyle olunca, vicdan sahibi olmayan ama maalesef koltuk sahibi olan niteliksiz ve sorumsuz yöneticiler var, her bir yanımızda.

Nitekim sorumluluk duygusu olmayan ama yetkisi olan bir yığın şu başkanı, bu başkanı, kurum yöneticisi kısacası baş mevcut.

Nasıl da vizyonsuzlar...

Vasıfsızlar...

Vefasızlar...

Ve baş ağrısılar...

Maalesef 'karaktersizliğin' prim yaptığı bir zamanda yaşıyoruz!

Farkında mısınız, etrafımızda topluma yön veren ne kadar çok önemli ama değersiz şu başkanı, bu başkanı, kurum yöneticisi ve hatta iş adamı var.

Hele kendine yoğunluk imajı veren, kendini bulunmaz hint kumaşı sanan; ucuz ve basitliğin kokusunda boğulmuş ne çok iş adamı var!

Lüks araçtan inip çöpünü yere atan, yere tüküren önemli ama görgüsüz ve değersiz iş adamları...

Biliyor musunuz? Fakirlik ve zenginlik gibi kokuların ömrü 40 yıl sürermiş...

Bazı 'iş adamların' ucuz davranışlarını ve bedavacılık anlayışlarını, dolayısıyla basitliklerini görüp şaşırsam da sonra, bu zevatların henüz 40'larını doldurmadıklarını öğrenince, benim için herşey daha anlaşılır oluyor!

Zira ucuz davranan,

Tutarsız ve ilkesiz olan,

Kendine yoğunluk imajı veren,

İnsanlara kaf dağının arkasından bakan,

Adil, arif ve zarif olmayan,

Özgül ağırlık mahrumu olan,

Liyakat ve nitelik barındırmayan,

Bir kritere bağlı olmayan

Hiç bir yönetici veya iş adamı değerli değildir.

Nitekim her vali önemli biri, ama her vali değerli biri değil.

Her belediye başkanı önemli biri, ama her belediye başkanı değerli biri değil.

Her kaymakam önemli biri, ama her kaymakam değerli biri değil.

Her il milli eğitim müdürü önemli biri, ama her il milli eğitim müdürü değerli biri değil.

Her ilçe milli eğitim müdürü önemli biri, ama her ilçe milli eğitim müdürü değerli biri değil.

Her okul müdürü önemli biri, ama her okul müdürü değerli biri değil.

Her kurum müdürü önemli biri, ama her kurum müdürü değerli biri değil.

Her iş adamı önemli biri, ama her iş adamı değerli biri değil.

Evet, makamların önemli olması kimseyi değerli kılmaz.

Mekan veya makam sahibi olabilirsin ama insanlık derin mesele...

Yönetici olmak ya da iş adamı olmak önemli mi, önemli.

Ancak önemli olmak, değerli olmayı sağlamıyor.

Zira karaktersizliği, hiçbir mevki-makam ve kaliteli elbise örtemez!

Şunu çok iyi bilin ki, bir insanın en güzel elbisesi, kişiliğidir.

Hem değerli biri olmak için önemli biri olmaya da gerek yok.

O yüzden 'Aman ne önemli biri' denilirken esasında ne denli değersiz biri olduğu anlatılmak isteniliyor.

Son olarak soru şu: Önemli biri olduğun kadar değerli biri misin?

Ya da etrafınızdaki önemli ama değersiz insanların farkında mısınız?